Turistik Yerler

Berlin Gezi ve Seyahat Rehberi

Berlin

Berlin, Almanya’nın başkenti olmakla birlikte ülkenin en büyük şehri olma özelliği taşımaktadır. “İkinci Dünya Savaşı öncesinde” yaklaşık olarak 4,3 milyon kişinin yaşadığı bu şehirde 2008 itibarıyla yaklaşık 3,5 milyon kişi yaşamaktadır. Avrupa başkentinin en çalkantılı tarihlerinden birine sahiptir, ancak son yıllarda Avrupa’nın en popüler yerlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır. Burada çok fazla tarih ve sanatla iç içe olacaksınız, çünkü kentin yeni göçmenleri haline gelen öğrenciler ve genç sanatçılar, yazarlar ve yaratıcılarla Berlin artık daha çok popüler. Şehrin “endüstriyel” görünümünü çok sevmesenizde; sanat, tarih ve gece hayatından asla vazgeçemeyeceğinizi garanti ediyoruz! Berlin, Avrupa’nın en eğlenceli, en havalı, en hareketli, en farklı şehirlerinden biri olan eski bir şehirdir.Buradaki sürekli hareket algısının sizi alıp götürmesine izin verirseniz, Berlin’ de geçirdiğiniz her dakika buraya gelme kararı alarak ne kadar doğru bir şey yaptığınızı kendinize hatırlatacaksınız.

Check Point Charlie bölgesi ile Berlin, bugün yıkılan duvarın bulunduğu alanda tam da bir Açıkhava müzesini anımsatıyor. Bu gizemli şehir, ortasından geçen Spree nehrinin iki kıyısında, Cölln ve Berlin adlı iki balıkçı köyüydü ve ilk kez 1307’de birleşmiş olmasına rağmen, 12 Ağustos 1961 tarihinde Berlin Duvarı’ nın inşasına başlanmasıyla birlikte Berlinlilerin doğudan batıya geçişi aklınıza gelecek en katı yöntemlerle bir şekilde engellendi. Berlin, 1989’da duvarın yeniden yıkılması ve 3 Ekim 1990 tarihinde Almanya’nın 2 tarafının da resmen birleşmesiyle, “Almanya Federal Cumhuriyeti’nin başkenti” olmuştur. 892 kilometrekareye yayılan arazisinde bugün neredeyse 6 milyona yaklaşan nüfusuyla Avrupa’ nın tam bir cazibe merkezi haline gelerek, turizm bakımından en hareketli ve eğlence dolu Avrupa şehirlerinden biri olmuştur. Berlin’e en uygun uçak bileti fırsatlarıyla seyahat etmek ise skyscanner ile sandığınızdan çok daha kolay!


Berlin’ de Gezilecek Yerler – Yapılacak Şeyler…

1. Holokost Anıtı / Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı

The Holocaust Memorial

İkinci Dünya Savaşı sırasında “soykırıma uğrayan Yahudiler’ e adanmış anıt mezar”, 19.000 metrekarerlik bir alana yayılmış, 2.711 adet beton bloktan oluşmakta ve bu blokların üzerinde dini metinler yer almaktadır. Bu bloklara dik ve enine yükselmelerinden dolayı ‘stel’ de denir.

 

2. Brandenburg Kapısı

Brandenburg Gate

Berlin’ in en önemli simgelerinden biri olan, 18. yüzyılın sonlarında 1788-1791 yılları arasında inşa edilen ve üzerinde zafer simgesi “quadriga”yı taşıyan Brandenburg Kapısı, savaş sonrasında kapatılarak Berlin’i ikiye bölmüş, 1989 yılına dek açılmamıştır. 22 Aralık 1989 tekrar açılan kapı, “Birleşmiş Özgür Berlin’in Sembolü” hâline gelmiştir.

3. Berlin Duvarı

The Berlin Wall

13 Ağustos 1961’de Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin Komünist hükümeti (GDR veya Doğu Almanya), Doğu ve Batı Berlin arasında dikenli tel ve beton “Antifascistischer Schutzwall” veya “anti-faşist siper” inşa etmeye başladı. Bu Berlin Duvarı’nın resmi amacı, Batı “faşistlerini” Doğu Almanya’ya girmekten ve sosyalist devleti baltalamaktan ziyade, temel olarak Doğu’dan Batı’ya doğru kitlesel defektleri hedef almaktı. Berlin Duvarı, 9 Kasım 1989’a kadar, Doğu Almanya Komünist Partisi’nin başkanı, GDR vatandaşlarının dilekdikleri zaman sınırı geçebileceklerini açıkladı. O gece, çıldırmış bir kalabalıklar duvarı çevrelemiş, bazıları Batı Berlin’e serbestçe girerken, bazıları da çekiç ve alçı getirerek duvarı yıkmaya başlamıştır. Berlin Duvarı, bugüne dek, Soğuk Savaş’ın en güçlü ve kalıcı sembollerinden biri olmuştur ve olmaya da devam ediyor.

Berlin Duvarı, 2. Dünya Savaşı sonrasında “bölünen Berlin’in doğusu ve batısını” ayırmaktaydı. 1989 yılında Berlin’in tekrar birleşmesiyle yıkılan duvardan arta kalan bir bölüm, şimdilerde halen açık hava anıtı olarak sergilenmektedir.

4. Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie

Avrupa’nın en eski şehirlerinden biri olan şimdilerde ise Almanya’nın en hareketli şehri olan Berlin, geçmişte yaşadığı birçok yıkım dolayısıyla, tarihsel ve kültürel anlamda adeta bir tarih ansiklopedisini andırıyor. 1961′ de Sovyetler Birliği ve ABD tanklarının 16 saat boyunca savaşa hazır bir şekilde bekledikleri “Doğu-Batı Berlin” arasındaki geçiş noktasıdır. Şimdilerde burada bulunan büyük bir “Mcdonald’s” şubesi, halen ABD’nin Rusya’ya verdiği siyasi bir mesaj olarak kabul edilmektedir. Burada bir zamanlar sınır kapısı olan Check Point Charlie’ de eski Doğu Alman damgasını pasaportunuza bastırabilirsiniz.

5. Müzeler Adası

Museum Island

“UNESCO Dünya Mirasları” arasında bulunan müzeler adası Berlin’ in en önemli şehir sembollerinden biridir.

Modern dönemde yöneticilerin ve prenslerin koleksiyonları sadece bilgi kaynağı değil, aynı zamanda ulusal bir gurur kaynağı olarak görülmeye başladı. Bu ruhta, ilk kamu müzeleri on sekizinci yüzyılda kuruldu. Prusya’da, Friedrich Wilhelm II, 1830 yılında Prusya’nın öncü müzesi olarak kapılarını açan “Altes Müzesi’nin” yapımında etkiliydi. Neo-klasik tasarım, Prusya’nın önde gelen on dokuzuncu yüzyıl mimarı Karl Friedrich Schinkel tarafından yapıldı.

Yaklaşık otuz yıl sonra, Altes Müzesi ikinci Kraliyet Prusya müzesi – bugünün Neues Müzesi’ne (Yeni Müze) katıldı. 1876’da, ulusal bir galeri, şimdi Alte Nationalgalerie (Eski Ulusal Galeri) eklendi. Müzeler Adası’ndaki son iki müze yalnızca yirminci yüzyılın başlarında inşa edildi: Kaiser Friedrich Müzesi – bugünün Bode Müzesi 1904’te ve 1930’da Pergamon Müzesi açıldı. Neyse ki Nazi rejiminin aklında yeniden inşa edilmesi planları vardı ve hiç fark edilmedi. İkinci Dünya Savaşı, Müze Adası’nın büyük bir kısmına çok zarar verdi, özellikle de harabelerdeki Neues Müzesi. 1945 sonrası dönemde, Müze Adası Doğu Almanya’daydı. Neues Müzesi bir harabe olarak kalmasına rağmen, yeniden yapılanma GDR rejimi altında başladı.

6. Bauhaus Archive
Sanat, tasarım, mimarlık alanında 20. yüzyılın en önemli okulu olan Bauhaus’un arşivlerini burada görebilirsiniz. Okulun hocalarından Paul Klee ve Wassily Kandinsky’nin yapıtlarının sergilendiği müze, aynı zamanda okulun da kurucusu olan Walter Gropius’un 1964’te yaptığı son mimari tasarım.

7. Brucke Museum
Alman ekspresyonizm döneminin öncüsü “Die Brucke” grubunun müzesinde, Max Kaus, Erich Heckel ve Otto Herbig gibi büyük ustaların eserleri bulunmaktadır.

8. Legoland
Çocukların ve hatta yetişkinlerin bayıla bayıla yeteneklerini geliştirmesine olanak sağlayan Lego’nun Berlin’de bir müzesi de bulunmakta ve hatta Berlin’in pek çok yerinde de dükkanları bulunuyor. Biletlerinizi online olarak aile fiyatı yaklaşık olarak 21,00 €.

9. Jüdishes Museum
Almanya’nın tarihi, Yahudi soykırımı ve tabii ki Hitler yönetimini anlatan bu müze, 2. Dünya Savaşı dönemini anlamak için oldukça gezilesi ve görülesi yerlerden.

10. Berlin Parkları
Gününüzü parklarda gezinerek ve temiz hava alarak yeşil alanlarda geçirmek isterseniz işte size birkaç öneri bırakıyoruz.

Berlin’in orta yerinde 3 km uzunluğunda olan şehrin en güzel parklarından biri olan “Tiergarten”, Peter Josef tarafından 1830’da yapılmış, şuanda hala bulunan ağaçları ise 1949 tarihinde dikilmiştir.

Berlin’i kuşbakışı izlemek isterseniz, Kreuzberg ortasındaki “Viktoria Park” tepesine çıkmayı tercih edebilirsiniz.

“Treptower Park” ise piknikçilerin en popüler adreslerinden. Şehrin güneyinde yer alıyor ve  21 metrelik dünyanın en uzun teleskopu da burada bulunuyor. 1915 yılında ise Einstein, içindeki gözlem evinde bir konferans da vermiş.

11. Olympiastadion
Berlin Olimpiyat Stadı 1936 tarihinde yapılmıştır. 1936 Yaz Olimpiyatları ve 1974 FİFA Dünya Kupası gibi önemli spor olaylarına da ev sahipliği yapmıştır.

12. Hamburger Bahnhof
Bu tarihi bina eski tren garının yenilenmesinden sonra modern sanat müzesine dönüştürülmüş ve Berlin’ de en az yarım gün ayrılması gereken bir nokta haline gelmiştir.

13. Kunst-Werke Berlin
Eski bir margarin fabrikasının dönüştürülmesiyle hayata geçmiş, bir diğer çağdaş sanatlar müzesi olan bu yapının en büyük özelliği “Berlin Bienali” nin burada yapılıyor olması.

14. Berlin’in Köprüleri

Potsdam’ı Berlin’e bağlayan bu köprü, 1. Dünya Savaşı sırasında SSCB ve ABD’nin casus takası yapmasından dolayı “Casuslar Köprüsü” olarak da bilinmektedir.

Batı ve Doğu Berlin arasında bulunan bu köprü, 154 metrelik iki katlı bir ahşap köprüdür ve 1999 tarihinden bu yana köprünün iki tarafında toplanan halk, su dolu balonlarla su savaşı yaparak eğlenceli bir şekilde savaşın bitişini kutlamaktadır.

Schloss Brücke, bir diğer adıyla Saray Köprüsü 1800’lerin başında en ünlü Alman mimarlardan biri olan Karl Friedrich Schinkel tarafından yapılmıştır. Şimdilerde gençlerin ellerinde içecekleri, üzerinde müzik yapmak için toplandığı Admiral Bridge’i de unutmamak gerek.

15. Fernsehturm
Berlin’e bir de yukarıdan bakmak isterseniz, 1960’larda komünizmin basit estetiğiyle yapılan bu yapıya çıkmak kesinlikle şart.
Panoramastrasse 1A
Tel: 030 242 3333

16. Zoologischer Garten
Çocuklarıyla birlikte Hayvanat Bahçesi ve akvaryumda zaman geçirmek isteyen aileler için işte Berlin’ de harika bir alternatif daha! Ünlü ayı Knut’u görmek, böceklerin dünyasını tanımak ve maymunlara yem vermek isteyenler için adeta biçilmiş kaftan.
Hardenbergplatz 8

17. Berliner Dom
Pek çok konsere ev sahipliği yapan bu katedralin akustiğinin muhteşemliği nedeniyle defalarca yeniden yapılmış olan harikulade iç mimarisini görmeniz şart. Berliner Dom’ u turlar eşliğinde ziyaret etmek gibi seçenekler de mevcut. Turlar için Am Lustgarten’ da 030 2026 9119 arayabilirsiniz.

18. Botanischer Garten
İçinde 16.000’den fazla bitki, bir de müze barından, 20. yüzyılın başında kurulmuş olan botanik bahçelerini ziyaret etmek isterseniz aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanmanız yeterli oalcaktır.
Königin-Luise-Strasse 6-8, Zehlendorf
Tel: 030 8385 0100


Berlin’de Yiyecek ve İçecek

Fileto şeklinde dilimlenen tavuk göğüs etleri; un, çırpılmış yumurta ve galeta ununda kaplandıktan sonra derin yağda kızartılıyor. Şinitzeli Berlinliler tabii ki bir başka yapıyor. Mutlaka denemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.

Üzerine köri serpilen ve yanında patates kızartmasıyla servis edilen ızgara sosisi daha önce hiç böyle yemediniz. Berlin gecelerinden sonra güne zinde başlamak isteyenler için harika bir alternatif.

Mitte bölgesinde Berlin’e özgü yiyecekleri ve üst sınıf restoranları keşfedebilirsiniz.

Wedding bölgesi en iyi Berlin sosislerini tadabileceğiniz yer olma iddiasını hala sürdürüyor.


Berlin’de Konaklama

Berlin’de birbirinden farklı o kadar fazla konaklama seçenekleri var ki, içlerinden en uygun olanlarını tercih edebilmeniz için aşağıda bir liste hazırladık. Öğrencilerden, iş adamlarına kadar geniş bir turist yelpazesi olan Berlin’de her tarzda konaklama imkanı mevcut.  Haliyle otel seçmek zorlaşıyor. Arkadaş grubunuzla birlikte bir tatil planlıyorsanız airbnb.com sitesinden oldukça uygun fiyatlara günlük, haftalık ya da aylık ev kiralayabilirsiniz. Farklı bütçelere hitap eden Berlin otelleri ve hosteller için de sizlere aşağıda bazı öneriler sıraladık.

  1. Hotel de Rome
  2. Hotel Concorde Berlin
  3. Ellington Hotel
  4. Grand Hotel Hyatt
  5. Casa Camper Berlin
  1. Artist Riverside Hotel & Day Spa
  2. Circus Hostel
  3. Hearth of Gold
  4. Hotel Transit
  5. Lux 11

Berlin’de Ulaşım

Şehir içi ulaşımda tren, metro, taksi ve otobüs kullanılsa da raylı sistem, Avrupa’ nın her yerinde olduğu gibi Berlin’de de kullanabileceğiniz en pratik ve en ekonomik ulaşım yöntemi olarak karşımıza çıkıyor. Metro hattı “U-Bahn” ve tren hattı “S-Bahn”, birbiriyle bağlantılı tüm istasyonları ile bu raylı sistemleri kullanarak Berlin’ in her noktasına kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Üç adet uluslararası havaalanı bulunan Berlin’e Pegasus ile uçtuğunuzda Schöenefeld’e; THY ile uçtuğunuzda ise Tegel’ e varıyorsunuz. Buradan şehre ulaşmanız için çeşitli kolaylıklar düşünülmüş. Havalimanından, şehir merkezi yaklaşık 31 km uzaklıkta bulunuyor. Seçeneklerden biri Berlin’in merkez istasyonu olarak kabul edilen Hauptbahnhof’a, Airport Express ile 28 dakikada ulaşmak. Ayrıca her 30 dakikada bir kalkan trenleri de tercih edebilirsiniz. Taksi ya da araç kiralayarak seyahat etmek isterseniz yolculuk trafik durumuna göre yaklaşık 45 dakikayı bulabiliyor. Geri dönerken şehirden havaalanına en kolay ulaşım yolunu bulmak için Berlin Havaalanları online bir hizmet de veriyor. Bu hizmete ait detayları havaalanının sitesinden öğrenebilirsiniz.

Eğer seyahatiniz boyunca rahat etmenizi sağlayacak özel bir aracınız olsun isterseniz araç kiralama seçenekleri de mevcut. Şehir içi ulaşımın en kolay seçeneklerinden biri de metro. Almancada U-Bahn kelimesi metro anlamına geliyor. Berlin metrolarına U işaretini gördüğünüz duraklardan binmeniz mümkün. 170 istasyonda 151.7 km boyunca uzayan raylar, Berlinlilerin ulaşım için kullandığı en önemli sistemlerden birisi, 10 ayrı hat üzerinde işliyor.

Berlin, Avrupa’nın neredeyse tüm şehirlerinde olduğu gibi, bisikletliler cenneti. Şehrin her yerinde muazzam güzellikte bisiklet yolları ve onu kullanan çok fazla insan görmek mümkün. Siz de onlara katılarak Berlin’ i bisikletle gezmek isterseniz aşağıdaki siteleri kullanmayı deneyebilirsiniz.

http://www.berlin-citytours-by-bike.de/
http://www.berlinfahrradverleih.com/
http://berlinonbike.de/en/bike-rental/
http://www.alex-rent-a-bike.de/

Her ne kadar taksi Berlin’de çok kullanılan bir araç olmasa da, taksi şoförlerinin pek çoğunun Türk olması tabii ki sizi şaşırtmayacaktır. Neyse ki taksicilerin Türk olması yer ve yön bulma konusunda işinize yarayabilir. Tıpkı Türkiye’ de olduğu gibi sokaktan bir taksi çevirmeniz mümkün ama olur da bulamazsanız, +4930 20 20 21 22 0 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz. Ücretin ne kadar olacağını binmeden görebilmek isterseniz gideceğiniz destinasyonu worldtaximeter.com/berlin sitesini kullanabilirsiniz.

Kendiniz gezmek yerine yıllanmış bir gezginin rotalarını takip etmek isterseniz http://www.brewersberlintours.com/sizler için Berlin ve çevresinde ilgi alanınıza göre turlar düzenliyor. Berlin’ e gittiğinizde yapacak hiçbir şey planlamadıysanız, bu turlar sizin kurtarıcınız olacaktır.


Berlin Gece Hayatı

Berlin’ in gece hayatı, sabahlara kadar kapılarını kapatmayan gece kulüpleri ve hareketli ve harika konseptli barlarıyla bilinir. Güneş’in batmadığı bu şehirde eğer bardan bara geçip, uzun süren konserlere takılmak istemezseniz gezintiye çıkabileceğiniz 2 cadde de bulunuyor. Bunlardan biri doğuda Mitte’den Prenzlauer Berg’e çıkan bir yokuş olan Kastanienallee, diğeri ise eskiden getto olarak bilinen, şimdilerde ise Berlin’ de en popüler bölgelerden biri haline gelen Neükölnn’deki Wesser ve Reuter sokakları çevresi. Yine de siz iyisi mi Berlin’ e gelmişken sokağa çıkın ve aşağıdaki birbirinden güzel mekan önerilerine bir göz atın deriz.

Arena
Berlin’in kanal kenarında bulunan, lokal olarak tanımlayabileceğimiz eğlence yerlerinden birisi olma özelliği taşıyor. Club der Visionare, Florence and The Machine gibi sanatçıların performans sergilediği, içinde radyo istasyonu bulunan mekanın en büyük özelliği pazar günleri havuzu ve kumsalı ile Badeschiff’te insanların kokteyllerini yudumlayabildiği bir bölge olması. Gitmeden önce programını kontrol etmenizi özellikle tavsiye ediyoruz.

Berghain/Panaroma Bar
Avrupa’nın en iyi barı ünvanını defalarca almış olmasına şaşaırmayacağınız Panaroma Bar’da, Berlin’i yukarıdan izleyerek techno müzik eşliğinde kendinizi kaybetmeye ne dersiniz?
Wriezener Karree

Watergate
Önündeki sırayı beklemekten sıkılmazsanız, içeride inanılmaz bir ortamın size beklediğini garanti edebiliriz. Elektronik, House, Deep ,House ve Tiefschwarz. Alman techno müziğinin merak ettiğiniz bütün isimleri burada sahne alıyor. Sabahlara kadar muhteşem dj performansları eşliğinde dans etmek isteyenler için harika bir alternatif.
Falckensteinstrasse 49
Tel: 030 6128 0395

Sage Club
Berlin’ de her katta veya odada farklı tarz müzik modasını takip eden kulüplerden biri olma özelliği taşıyan bu kulüp özellikle Rock müzik severlerin ve her odada başka tatta DJ dinlemek isteyenlerin vazgeçilmez adresi.
Köpenicker Strasse 76

Dr. Pong
Kapıdan girdiğiniz anda karşınıza çıkan pinpon masası ve çevresinde dönen insanların sizi şaşırtacağından eminiz ama arkalara ilerledikçe de siyah-beyaz filmler ve harika müzikler sizi karşılayacak. Klasik kulüp ortamının aksine, rahatça oturup, arkadaşlarınızla birbirinizi duyarak muhabbet edebileceğiniz bir yer olma özelliği ile tercih edebileceğiniz bir mekan olmayı hak ediyor.

Klub der Republik
2000’lerin elektronik akımlarından 1960’ların nu-jazz koleksiyonlarına kadar pek çok müzik türü duyacağınız bu kulüpte çalan DJ’lerin hepsinin ortak özelliği Berlinli olmaları.
Pappelallee 81

Kim
Sakin olun! Daha çok Berlin halkının gittiği, lükse önem vermeyen, tek derdi iyi müzik olan bir yerdesiniz! Burada kalite müziğin tadını çıkaracağınızı garanti ediyoruz.
Rosenthaler Platz

Green Door
Berlin’in en iyi kokteyl barlarından biri olan Green Door, adı üzerinde bir yeşil kapının arkasında bulunuyor. Sabah 04:00’e kadar caz müzik eşliğinde harika vakit geçirebilir, sakin ve huzur dolu bir gece geçirebilirsiniz.
Winterfeldtstraße 50
Tel: 030 2152515


Berlin’ le İlgili Film Önerileri

Birinci Dünya Savaşı, Hitler dönemi, Doğu-Batı Berlin’in ayrılması ve yeniden birleşmesi, punk çağı… Berlin tarihiyle ilgileniyorsanız gitmeden önce aşağıdaki film önerilerimize göz atmayı deneyebilirsiniz.

1. Metropolis ( Fritz Lang)
2. Under The Bridges (Helmut Käutner)
3. Hotel Berlin (Peter Godfrey)
4. Berlin Express (Jacques Tourneur)
5. The Last Ten Days (Georg Wilhelm Pabst)
6. Teenage Wolfpack (Georg Tressler)
7. The Tunnel (Reuven Frank)
8. Run Lola Run (Tom Tykwer)
9. Good Bye, Lenin! (Wolfgang Becker)


Önemli Telefonlar

Berlindeyken ihtiyacınız olabileceğini düşündüğümüz bazı önemli telefonları da sizler için aşağıya bırakıyoruz.