Giresun’da Görülmesi Gereken Yerler/ Farklı Lezzetler/ Festivaller

2
608

 Giresun Adası

Giresun Adası, Karadeniz’in iki adasından biridir. Turizm açısından önemli bir yere sahip olan Giresun Adası’nda özellikle yalancı akasya ve Akdeniz defnesi başta olmak üzere 71 tür bitki bulunmaktadır. Çeşitli kuşların göç ettiği ve aynı zamanda çeşitli kuşların ürediği bir ada olarak bilinmektedir.Ada daha çok günübirlik ziyaret edilmektedir. Ada, uzun bir süre boyunca Ceneviz ve Venedikliler tarafından gemi sığınağı olarak da kullanılmıştır. 

Burada sur kalıntıları, kuleler, manastır, pişmiş toprak fıçılar bulunmakta olup doğal sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Karadeniz’in önem taşıyan iki adasından biri olan Giresun Adası’nda en görülesi yapısı ise Hamza Taşı’dır. Kybele’yi temsil eden kutsal taş, 4 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Geçmişte bu taşa anlamlar yüklenmiş ve umut veren bir güç kaynağı olmuştur.

Aynı zamanda mitolojik efsanelere de sahiptir.Adanın efsanelerinden bir tanesi de Amazon kraliçelerinin savaş tanrısı Ares için burada bir tapınak yaptırdığına dayanmaktadır. Ayrıca bir manastırın da bu adanın üzerine yaptırıldığı çeşitli efsaneler arasında yer almaktadır. 

 Giresun Kalesi

Şehir merkezinde kenti ikiye bölen yarımadanın en yüksek yerinde bulunmaktadır. Kesin olmamakla birlikte Pontus Kralı I. Farnakes tarafından MÖ. 2. Yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir.  İki bölümden oluşan (iç ve dış) kalenin içinde saray kalıntısı, taş mağaralar, tapınak ve kilise tapınakları yer almaktadır, kalenin birçok duvarı maalesef yıkılmıştır.

1300’lü yıllarda Trabzon Rum İmparatorluğu’nun Türklere karşı kalan son kalelerinden biri olan bu kale, Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Kale, Bronz Duvarlı Kale olarak da anılmaktadır. Kalenin günümüze gelen kalıntıları bizlere Helenistik ve Roma dönemine kadar bir tarih göstermektedir.

Giresun manzarası ile mükemmel bir tablo oluşturan  kalenin içinde asırlık çınar ağaçları bulunmaktadır ve bu çınar ağaçlarının altında piknik alanları, lokanta, çay bahçeleri ve büfe bulunmaktadır.

 Bedrama Kalesi

Tirebolu ilçesinde bulunan kale ilçe merkezine 8 km uzaklıktadır. Kale, Örenkaya ile Karaahmetli köylerinin arasında yer almaktadır. Kalenin belirli bir girişi yoktur ziyaretçiler için bir patika  yol oluşturulmuştur. Ayrıca uzun yıllar boyunca bölgeyi düşman işgalinden kurtarmak için kullanılmıştır, günümüze kadar kalenin sur duvarlarının bir çoğu yok olmuştur. Su odaları, savaşta kullanılan eşyalar bu kalenin çevresinde yer almaktadır. Kale, tarihi ve günümüze kadar kalan harabeleri ile birçok turisti bu bölgeye çekmektedir.

 Tirebolu Kalesi

Tirebolu ilçe merkezinde, denize doğru uzanmış küçük bir yarımadanın üzerinde yer alır. Kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber M.Ö. 15. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Kalenin içerisinde bazı binalara ait temeller vardır. Bunların başında güney duvarı içerisine oyularak yapılmış bir mescit mihrabı ve bu mescide ait duvar temelleri bulunmaktadır. Kalenin batı tarafında ikinci bir kule gibi yükselen ayrı bir kısım daha vardır. Kale restore edilmiştir.

Tirebolu kenti, Miletoslular tarafından kurulmuş, kent bu adı üç şehir anlamına gelen Tripolis’ten almıştır. Bir görüşe göre kent bu adı yan yana bulunan üç burun üzerine kurulu olmasından, diğer bir görüşe göre ise Sen-Jan Kalesi, Bedrama Kalesi ve Andoz Kalesi isimli üç kaleden dolayı almıştır.

 

 Kulakkaya Yaylası

Yayla, Giresun merkezine yaklaşık olarak 45 kilometre uzaklıkta yer almaktadır, Dereli ilçesine bağlıdır.

Karadeniz’in benzersiz havasına ve güzelliğine eşlik eder Kulakkaya Yaylası. Kümbet Yaylası ve Bektaş Yaylası’yla karşılaştırıldığında; Kulakkaya Yaylası’nın rakımı daha düşüktür (deniz seviyesinden 1500 metre) ve mevsimler uzun yaşanır. Aynı zamanda kolay ulaşımı sayesinde günübirlik geziler için oldukça elverişlidir ve çok ziyaret almasının sebebi de bu duruma bağlıdır.

Yaz mevsiminde yöre halkının sarı avu olarak adlandırdığı zifin çiçeğinin açmasıyla yayla sapsarı çiçeklerle dolar. Giresun gezinize Kulakkaya Yaylası’nı ekleyip, muhteşem bir doğanın içinde unutamayacağınız saatler geçirebilirsiniz. Bu arada fotoğraf makinenizle adım attığınız her güzelliği fotoğraflamayı unutmayın.

 Sis Dağı Yaylası

Giresun ili Görele ilçesinin sahile 40 km. mesafedeki en büyük dağı olan Aladağ’ın en yüksek tepesi Alimeydan (Sis) Dağı 2182m yüksekliktedir. Karadeniz’in muhteşem doğasının bir parçasıdır ve Trabzon-Giresun il sınırında bulunmaktadır.

Turizm açısından oldukça da önemlidir. Yıl içerisinde Karadeniz’i ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan Sis Dağı Yaylası, her yıl temmuz ayında şenlikleriyle eğlendirir insanları. Birçok köy ve obadan gelenlerle  kutlanılan Sis Dağı Şenlikleri, temmuz ayının 3. cumartesi günü gerçekleştirilir. Aynı zamanda bu bölge C statüsünde Milli Park olarak kabul edilmiştir.

Yaylaya gitmişken kuzu eti yemeden gelmeyin dönüşte doğal oluktan akan maden suyunu mutlaka için. Dönüşte Paşaca Şelalesini de görebilirsiniz.

Karadeniz dağlarının yolları genel olarak dar olduğu için biraz zor çıkılıyor ve etraf sisli oluyor haliyle ama buna değecek kadar güzel bir yer özellikle yaz ayında bile üşümek çok güzel bir deneyim.

Öncelikle yolla ilgili önemli açıklama navigasyona güvenip  yola çıkarsanız sizi çok meşakkatli ve ters bir yoldan Sis Dağı’na götürmeye çalışıyor. Yeni ve asfalt olan yol navigasyonda yok. Oradaki en büyük navigasyon yolları iyi bilen yerel halk. Eğer Çavuşlu üzerinden gitmeye çalışırsanız çile çekersiniz, gitmeniz gereken yol Eynesil’i geçtikten sonra Beşikdüzü’ne girer girmez Şalpazarı yolu üzerinden geçen yeni yol. Tamamı asfalt ve rahat olanı…

Pazar günleri pazar kuruluyor. Yöresel gıda ürünleri ağırlıklı olarak peynir çeşitleri ve helva, pekmez tarzı tatlı ürünlerden tutun da yöresel kıyafetten, oyuncaktan canlı alabalığa kadar her şeyi bulmak mümkün pazarda.

 Paşakonağı Yaylası

Giresun’un yemyeşil doğası, rengarenk çiçekleriyle bezenmiş bir başka duraı Paşakonağı Yaylası, Bulancak ilçe sınırları içerisindeki Kovanlık beldesinde yer almaktadır.

Yayla, hem temiz havasıyla dinlendirecek hem de sahip olduğu güzelliklerle size mükemmel kareler yakalatacak noktalardan biridir aynı zamanda. Paşakonağı Yaylası’nın turistler tarafından sürekli ziyaret edilmesinin en önemli sebepleri arasında mor, beyaz ve sarı açelyaları ile içerisindeki vadilerdeki şelalelerinin göz kamaştırıcı güzelliğidir.

Paşakonağı Yaylası, her köşesinde farklı bir güzelliğe şahit olmanızı sağlayacağı için şehirde yapacağınız en güzel gezilerden biri olacak. Yaylaya 5 kilometrelik bir mesafede konaklayabileceğiniz bir tesis bulunuyor. Dilerseniz çadır kurarak kamp da yapabilirsiniz.

 Bektaş Yaylası

Giresun’un yaylaları arasında bulunan Bektaş Yaylası, yıl içerisinde yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği önemli bir noktadır. Çok fazla ziyaret edildiği için yaylada iki yıldızlı bir otel vardır.

Giresun’un Dereli ilçesindeki Bektaş Yaylası, il merkezine 56 kilometre uzaklıktadır. Burada doğa yürüyüşleri yapanlar için parkurlar bulunuyor ve bir doğa aşığıysanız kesinlikle Bektaş Yaylası’nı ziyaret etmelisiniz. Aynı zamanda yörede; elektrik, su ve telefon altyapı hizmetleri vardır. Rakım olarak bakıldığında Giresun’un en yüksek yaylalarından biridir.

 Kümbet Yaylası

Temiz havası ve eşsiz doğası bakımından Türkiye’nin en iyisi seçilen Giresun’da bu doğal atmosferi doyasıya yaşayabileceğiniz çok sayıda yayla var. Bunların en ünlü ve öne çıkanlarından biri ise Kümbet Yaylası. Tipik yayla evleri, bahar aylarında açan çiçekler yerel halk tarafından sunulan eşsiz Karadeniz lezzetleri ile birleşince buranın neden bu kadar gözde olduğunu anlamak hiç de zor değil.

Giresun’un en popüler yerleri arasındadır Kümbet Yaylası. İl merkezine 60 kilometre uzaklıktadır ve önemli turizm alanlarından biridir.

İki şekilde ulaşabilirsiniz Kümbet Yaylası’na. Giresun-Dereli’den sonra Güdül- Yüceköy üzerinden 60 kilometre sonra gidebilir ya da Şebinkarahisar yolundan gidip İkisu-Uzundere üzerinden ulaşabilirsiniz. Burada gün içerisinde mangal keyfi yapabilirsiniz. Gür ormanlarla ve çiçeklerle bezenmiş olan Kümbet Yaylası aynı zamanda şenliklerde yapılmaktadır. Çevre yaylalardan gelen halk ve obalarda bulunan aileler gelir şenliklere. Kümbet Yaylası şenlikleri her sene Temmuz ayının ilk hafta sonunda yapılır. Giresun’daki gezinize Kümbet Yaylası’nı dahil ederek bol oksijenli bir ortamda yeni yerler keşfedebilirsiniz.

 Karagöl Dağları ve Yaylası

3 bin 275 metre yükseklikteki krater göle ulaşan doğa severler, gölün berraklığı ve sessizliğiyle dinleniyor. Zirvenin altında kalan bulutlar ise seyrine doyumsuz manzara oluşturuyor.

Deniz seviyesinden 3 bin 275 metre yükseklikte olan krater göl görüntüsü ve berraklığıyla doğa severleri kendisine hayran bırakıyor. Giresun sınırları içerisinde bulunan ve Ordu’nun en önemli yaylalarından birisi olan Çambaşı Yaylası’na sınır olan 3 bin 275 metre rakımlı Karagöl, Ordu ve Giresunlu vatandaşlarca ilgi odağı oluyor. Ordu’nun Kabadüz ilçesi Çambaşı Yaylası’ndan 28 kilometre uzakta bulunan Karagöl’e araçla 2 saatte ulaşılıyor.

Zirveye ulaşanlar Karagöl’ün berraklığı ve sessizliğiyle dinlenirken, zirvenin altında kalan bulutlar ise seyrine doyumsuz manzara oluşturuyor.

Trekking sporuna çok elverişli olan Karagöl dağlarında yaz aylarında rehber eşliğinde trekking yapılabilir.

 

 Koçkayası Tabiat Parkı

Giresun İli, Dereli İlçesi, Kümbet köyü hudutları içerisinde kalan Koçkayası taşıdığı kültürel, doğal kaynak değerleri ve bilhassa açık hava rekreasyonu yönünden farklı ve zengin bir potansiyele sahip olması nedeniyle Tabiat Parkı olarak ilan edilmiştir.

350,80 hektar büyüklüğündeki saha,Giresun Kümbet yaylasına 5 km. mesafede Koçkayası obası mevkiinde,Gök epe’de bulunan obalara giden yolun kenarında ,Giresun illine 65 km., Dereli ilçesine 30 km mesafede olup sahaya ulaşım 65 km asfalt yolla sağlanmaktadır.Yılda ortalama 20.000 kişi ziyaret etmektedir.

 

 Giresun Müzesi(Gogora Müzesi)

Müze, aynı zamanda Gogora kilisesi olarak da bilinmektedir. Bina 18. yüzyılda Ortadoks kilisesi olarak inşa edilip kullanılmıştır. 1923 senesinde boşaltılmış ve bir süre kullanılmamıştır. Daha sonrasında ise cezaevi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fakat bu durum da çok uzun sürmemiş ve bina tekrar boşaltılmıştır. 1982 senesinde bina restore edilmiştir ve 1988 senesinde bina müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Müzenin içerisinde  Eski Tunç Çağı, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait antik eserler, taş kabartmalar, eski tarihlerde kullanılan silah, giysi ve para örnekleri yer almaktadır.

Kuvay-ı Milliye kahramanlarımızın ve şehitlerimizin anılarını yaşatmak amacıyla 1999 yılında müze içinde Fotoğraf, Sergi salonu, Kuvay-ı Milliye’de Osman Ağa ve Giresun Gönüllüleri Fotoğraf Müzesi izleyicilerin ilgisine sunulmuştur.

 

 Mavi Göl

 

Giresun iline bağlı Dereli ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Pınarlı Köyü’nde bulunuyor. 3 farklı gölün birleşmesi ile meydana geldiği söylenen göl, dere görüntüsü andıran karakteri ile de ilgi çekici bir hal alıyor. Bu bağlamda ilk ve tek olarak nitelendiriliyor.

Yaklaşık 2 yıl kadar önce başlatılan çalışmalar neticesinde çok daha özel bir görüntü elde edildi. Şu an ziyaretçilere açık olan bölge, yalnızca yerli turistlerin değil, yabancı turistlerin de ilgisini çekmeyi başarmış durumda.

Şelale ve travertenlerin de sizleri karşılayacağı Mavi Gölde çok sayıda bitki türü mevcut ve bu bağlamda doğal bir cennet olduğunu da söyleyebiliyoruz.Ziyaretçiler tarafından suyun bir hayli soğuk olduğu söyleniyor ve kış aylarında bu soğukluk daha keskin bir hal alıyor.

Yapılan araştırmalar, bugüne kadar 300.000’den fazla yerli ve yabancı turistin bölgeyi ziyaret ettiğini ortaya koyuyor ve bu rakam oldukça gurur verici bize göre.

Mavi Göl, piknikçilere de ev sahipliği yapıyor ancak çevre kirliliğindeki artış nedeniyle gerekli önlemler alınmış durumda. Bununla birlikte ücretsiz olarak kamp yapabileceğiniz çok sayıda alan bulunuyor. Tabiatın tadını çıkartmak ve doğa ile baş başa kalmak isteyen kamp tutkunları için de en değerli noktalardan bir tanesi olduğunu söyleyebiliriz.

Özel tur şirketleri tarafından düzenlenen turlar ile bölgeyi keşfetmeniz çok daha kolay olacaktır ve size bir rehber de tahsis edilecektir. Mavi Göl ile Giresun şehir merkezi arası 50 km uzaklık bulunuyor. Yaklaşık olarak araç ile 1 saat gibi bir süreye karşılık geliyor. Mavi Göl’e turlar ile gidebileceğiniz gibi özel araçlarınız ile de ulaşabilirsiniz. Ancak özel araç ile ulaşım (Engebeli yollar nedeni ile) çok daha sıkıntılı ve zor olacaktır. *Kuzalan Şelalesine yaklaşık 10 dk mesafede bulunuyor.

 

 Kapu Camii

Planlı ve tek kubbelidir. Sokağın eğiminden dolayı yapının doğu cephesinde bodrum katı bulunmaktadır. Caminin dört yüzü de kesme taştan yapılmıştır. Giresun merkezinde Kapu mahallesi, Fevzi Paşa Caddesinde bulunan bu zarif yapının 1461 yılında yapıldığı bilinmektedir.Şehrin kale kapısının yanında olmasından dolayı “Kapu” ismi verildiği söylenmektedir .İyi korunmuş eserlerden biridir,  çok büyük değil ama etkileyici bir eserdir. Camii, günümüzde ibadete açıktır.

 

 Kuzalan Şelalesi

Dereli ilçesinde bulunan Kuzalan Şelalesi, Kuzalan Şelalesi Tabiat Parkı içerisinde yer almaktadır. Şehir merkezine yaklaşık 50 kilometre mesafededir.

Yaklaşık 20 metre yükseklikten akan şelale görenleri hayran bırakır, isteyen şelalenin döküldüğü yere girip serinleyebilir bel hizasını geçmeyecek derinliktedir.  Şelale, daha önce birçok gazete ve dergiye de konu olmuştur. Ülkemizin değerli doğal zenginlikleri arasında yer alan şelale özellikle yaz aylarında turistler tarafından son derece büyük bir ilgi görmektedir. Şelale, traverten su kaynağı yapısı ile dikkat çekmektedir. Aynı zamanda şelale, Aksu deresine dökülmektedir.

 

 Kuzalan Tabiat Parkı

Orman, kaya ve akarsu-şelale ekosistem tiplerinin hakim olduğu park, doğal zenginliklerle ziyaretçilerine tabiatla iç içe olabilecekleri huzurlu bir ortam sunuyor. Yaklaşık 60 familyaya ait 129 bitki türüne ev sahipliği yapan parkta, 154 omurgalı hayvan türü barınıyor.

Tabiat parkının en önemli kaynak değerleri; kalkerli su kaynağından çıkan 1.800 metre uzunluğundaki traverten grubu, Mavi Göl ve Dereli-Şebinkarahisar yolu üzerinde bulunan doğal yollarla oluşan Kuzalan Şelaleleri ve orman içerisinde bulunan irili ufaklı gölleri oluşturmaktadır.

4 bin 820 dönüm alana sahip olan tabiat parkı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 2013 yılında tabiat parkı olarak ilan edilmiştir.

Parkın en önemli özelliği; travertenlerini orman içerisinde barındırıyor olması. Bu özelliği ile ABD’deki Yellowstone Ulusal Parkı’ndan sonra dünyanın en büyüğü. Ayrıca Pamukkale Travertenleri’nden de bu özelliği ile farklı bir konumda.

Bitki örtüsü bakımından zengin biyolojik çeşitliliğe sahip tabiat parkı içerisinde birçok bitki ve ağaç türünü barındırıyor. Zaten Karadeniz ülkemizin en fazla yeşilliğe sahip bölgesi. Bundan ötürü fotoğraf meraklıları için çok değerli görüntüler ortaya çıkmaktadır.  Özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında sarı, kırmızı, yeşil ve pembe tonları, görenleri hayran bırakıyor. Orman içerisindeki kızıllığın göllerle ve akarsularla bütünleşmesi muhteşem bir manzara sunuyor.

Çadırlı kamp, bisiklet sporu ve doğa yürüyüşü için olanak sağlamaktadır. Ayrıca travertenler boyunca ahşap yürüme yolu, seyir kuleleri ile parkı dolaşmak ve seyretmek de mümkündür. *Giriş ücreti 5 liradır

Yöresel Tatları

Oğlak Kebabı, Çamoluk Balı, Çamoluk Kuru Fasulyesi, Dut Pekmezi, Dut, Şebinkarahisar Cevizi, Golit Ekmeği, Pestil, Karalahana, Dağ Çileği, Köy peyniri-çökelek, Mantar Tuzlusu,  Çamsakızlı Sütlaç, Taflan, Tirebolu Çayı, Görele Pidesi, Görele dondurması, Çavuşlu ekmeği, piraziz elması, mendek çorbası, mayıs helvası, fındık, kiraz, balık, isabella üzümü, giresun simidi, espiye pidesi, ısırgan yağlaşı, galdirik, hamsi tuzlaması, armut ballısı ve çok daha fazlası…

Festivaller

Uluslararası Karadeniz Giresun Aksu Festivali

Yöre halkı tarafından hicri takvime göre 7 Mayıs yaz mevsiminin müjdecisi olarak kabul ediliyor ve bu tarihte uzun yıllardır kutlama yapılıyor. Festival boyunca birçok gelenek sürdürülür (dilekler tutarak sac ayaktan geçmektedirler, Aksu deresinin Karadeniz’e döküldüğü yere taş atmaktadırlar.) Festival ortalama 3-4 gün sürmektedir ve 4 bin yıllık bir geleneğe sahiptir.

 

Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali

Her yıl Temmuz ayının ortalarında Kümbet Yaylası’nda 30-40 bin kişinin katılımıyla gerçekleşmektedir. Festivalde yöreye özgü fotoğraf ve el sanatları sergileri ve turizm söyleşileri yapılır. Festivalin en ilgi çeken etkinliği de sembolik olarak yapılan ‘’yayla ağalığı’’ seçimleridir.

Kuşdili Kültür Turizm ve Sanat Festivali

Giresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de düzenlenen festivalde UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasları Listesi adayı da olan ıslıkla haberleşme türü olan kuşdilinin unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması hedeflenmektedir. 2018’de 21. düzenlenen festival Temmuz ayının ikinci yarısında üç gün boyunca sürmektedir.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here