İzmir’de Gezilecek Yerler 2018

0
1214
Saat Kulesi

Konak Meydanı’nda yer alan ve İzmir’in sembolü olan Saat Kulesi Osmanlı Padişahı Sultan 2.Abdülhamit’in tahta çıkışının 25.yılını kutlamak amacıyla 1901 yılında yaptırılmıştır. Bu yapı 25 metre yüksekliğinde, dört katlı ve sekizgen planlıdır. Platformu beyaz mermerden ve diğer yapıları ise; kesme taştan yapılmıştır. Kolonlar Kuzey Afrika temasını taşır. Kulenin saati Alman İmparatoru 2. Wilhelm tarafından hediye edilmiştir.

Kule 1974 yılında 5,2 şiddetinde olan depremde hasar almış ve kulenin saati depremin olduğu saat 02.04’te durmuştur. İki yıl içinde kule tekrar onarılmış ve saati günümüze kadar çalışır hale gelmiştir.

Kaynak

İzmir Kordon Boyu

İzmir’in en hareketli ve keyifli yeridir. Koşu ve bisiklet parkurlarıyla denize karşı spor yapmak için oldukça idealdir. Akşamları çimenlerinde gitar çalan gençlere rastlamak olasıdır. Akşam daha hareketlidir. Günbatımını buradan izlemek muazzamdır. Kordon boyu boyunca çeşitli cafe ve restoranlar mevcuttur.

Pasaport Vapur İskelesi  

Pasaport İskelesi, 1867 ile 1886 arasında tamamlanan rıhtım inşası döneminde şehirde yaşanan asayiş bozukluklarını ve kontrolsüzlükleri engellemek amacıyla yapılmış. Fransızlar tarafından yaptırılan iskele, Osmanlı ve Selçuk mimarisinden etkilenen 1. Milli Mimari stiliyle inşa edilmiş.

İzmir’in simge yapılarından Pasaport Vapur İskelesi  Konak Pier ile Cumhuriyet Meydanı arasında bulunuyor.Bugün körfez içi yolcu taşımacılığında kullanılıyor. Alsancak, Göztepe, Konak, Bostanlı ve Karşıyaka yönlerine vapur seferlerinin yapıldığı iskele son yıllarda bakımsızlıktan dökülmeye başladı.

Alsancak Garı

Temeli 1857 yılında atılan Türkiye’nin ikinci Demir yolunun başlangıç noktası olan Alsancak Garı, 1858 yılında hizmet vermeye başlamıştır. Alsancak, 2017’ye kadar kuzey yönlü tüm trenlerin çıkış istasyonuydu. Şimdi tüm İzmir trenleri, Alsancak’ın 2 km güneyinde bulunan Basmane İstasyonu’ndan kalkıyor.

Halen istasyonda sadece banliyö trenleri (İzban) duruyor.

Homeros Vadisi

Adını İlyada Oysseia destanlarını derlemesiyle bilinen ünlü Yunan ozanı Homeros’tan almıştır bu rekreasyon ve mesire alanı.İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenleme çalışmalarıyla yapılan göletler ve piknik alanlarıyla daha da genişletilmiştir.

Homeros Vadisi, Bornova deresi akış yönü üzerinde bulunan Kayadibi Göletleri, Vadi Göletleri ve Veterinerlik Arkası Göletleri’ni içeren üç bölgeden oluşuyor. Bölgede Çınar ve Akasya ağaçları bulunuyor ve piknik alanlarıyla yürüyüş rotalarıyla zenginleştirilmiş.

Bölgede 54 familyadan  182 bitki türü ve 103 kuş çeşidi tespit edilmiş. Kuş gözlemcileri için dürbünle gelmelerini tavsiye ederiz.

İzmir Kuş Cenneti

289 farklı kuş türünün barındığı İzmir Kuş Cenneti Çiğli’deki Çamaltı Tuzlası sahası içinde 8.000 hektarlık bir alana yayılmaktadır. İzmir Kuş Cenneti’nde, Flamingo, Tepeli Pelikan, Küçük Akbalıkçıl, Gri Balıkçıl, Leylek, Saz delicesi, Kerkenez, Sakarmeke, Ev Kırlangıcı, Kır Kırlangıcı, Serçe, Saksağan, Kır İncirkuşu, Yalı Çapkını, Poyraz kuşu, Koca göz, Gümüş Martı, Küçük Sumru, Kukumav, Boğmalı Toygar,Tepeli Toygar, Arıkuşu, Uzunbacak, Mahmuzlu Kızkuşu, Çamurçullu ve Kızılbacak kuşları en çok görülen türlerdir.

Kuş Cenneti alanında yer alan sazlıklar, adalar, yarımadalar ve tuzla havuzları buranın kuş cenneti olmasına uygun ortam hazırlamıştır. Dalyan ve tuzlanın tuzlu suyu, sazlıkların ise tatlı suyu buralarda yaşayan çeşitli balık ve diğer canlılar, kuşların doğal besin kaynaklarını oluşturmaktadır.

Bu alan, 1982 yılında Su Kuşları Koruma ve Üreme Sahası olarak tescil edilmiştir. Çiğli merkezinden 10, Karşıyaka’dan 26 kilometre uzaklıktadır. Yılda 50 bin kuşun uğradığı bölge, kuşların göç yolu üzerindedir ve aynı zamanda arkeolojik ve doğal sit alanıdır. Kuş Cenneti’nde ziyaretçi merkezi, kuş gözlem kuleleri, dürbün ve gezi bisikleti bulunmaktadır.

Kaynak

Tarihi Asansör

İzmir‘in Karataş semtindeki Tarihi Asansör, İzmir Konak’ta iki semt arasındaki mesafeyi kısaltmak için kullanılıyor. Birbirinden 58 metrelik yükselti farkına sahip bu iki mahalle arasındaki 155 basamaklı merdiven, 1907’de yerini Asansör’e bırakıyor. Bugün burası şehrin en güzel günbatımı izleme noktalarından biri.

Mithatpaşa Caddesi ile Halil Rifatpaşa Caddesi arasındaki yolu kısaltmak amacıyla İzmirli Musevi iş adamı Nissim Levy tarafından yaptırılıyor. İzmir’in bu tarihi mirası bir asırdan uzun süredir iki caddeyi birbirine bağlıyor.

Ziyaretçileri Karataş tarafından gelişte, “Asansör Çıkmaz Sokağı” olarak da bilinen Dario Moreno Sokağı karşılıyor. Yahudi asıllı gitarist, piyanist ve sinema oyuncusu şarkıcının 1940′lı yıllarda 4 kardeşi ve annesiyle yaşadığı evin bulunduğu Asansör Çıkmazı Sokak 1992’de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Dario Moreno Sokağı olarak değiştirildi. Sokakta sanatçının bir de heykeli var.

Kaynak

Efes Antik Kenti

Antik dünyanın en önemli uygarlık, kültür, bilim ve sanat merkezlerinden biri olan Efes Antik Kenti, İzmir’in Selçuk ilçesi sınırlarında yer alıyor. Her yıl ortalama 1,5 milyon kişinin ziyaret ettiği, Türkiye’nin en güzel antik şehirleri arasında yer alan Efes Antik Kenti’nde kazılar 100 yılı aşkın süredir devam ediyor.

Her biri görkemli mimari şaheser olan Celcus Kütüphanesi, Yamaç Evler, Antik Tiyatro, Kral Yolu ve çok sayıda arkeolojik eser Efes’te en çekici yapılar.

Kuruluşu MÖ 9,000’li yıllara uzanan Efes’te yapılan kazılarda Cilalı Taş Devri izlerine rastlanıyor. Antik Çağ’da Doğu ile Batı’nın buluştuğu bir noktada yer alan antik kent, liman kenti kimliği, politik ve ticari gelişmelerle birlikte Roma Devleti’nin Asya eyaletinin başkentine dönüşmüş.

Dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın Efes’te yer almış olması kenti daha çok ziyaretçi çekmesini sağlamış. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine 1994 yılında, asıl listeye ise 2015’te giren Efes Antik Kenti’nin, UNESCO  sayesinde daha fazla ziyaretçinin seyahat planına gireceği düşünülüyor.

Kaynak

Gölcük Yaylası

Ödemiş’i çevreleyen Bozdağlar’da bulunan bu Gölcük Yaylası, aynı zamanda gölü ile de ünlü. Çevresi çam ormanları ile kaplı yaylanın tam ortasında yer alan göl, temiz havası, konaklama tesisleri ile spor kulüplerinin de kamp yeri olarak kullandığı tam anlamıyla bir doğa cenneti! Aynı zamanda kestane ve ceviz ağaçları ile süslü Gölcük, ressamlardan fotoğrafçılara pek çok sanatseverin de gözdesi.

Kolay ulaşımı, huzurlu ortamı ve yöresel yemekleriyle Gölcük’te, kıyı restoranları, çay bahçeleri, piknik alanları, orman için yürüyüş yolları, yöresel ürünlerin ve el işlerinin satıldığı çeşitli dükkân ve tezgâhlar bulunuyor.

Kışın kar yağdığında bir başka güzelliğe bürünen Gölcük’te kış turizmi de hayli önemli. Bembeyaz kar örtüsünün altında, donan göl etrafında gezmenin yanı sıra, hemen yakınındaki Bozdağlar ise kayak severleri ağırlıyor. Ödemiş-Gölcük’te, 3 yıldır hizmet veren bir de kayak merkezi bulunuyor.

Çevre illerden hafta sonu tatili geçirmek için gelen aileler ve sezon öncesi kondisyon depolamak isteyen sporcular tarafından da ilgi gören göl çevresindeki konaklama tesislerinde kışın ısıtmalı havuzlarda yüzebilir veya gölde kayıkla dolaşıp balık tutabilirsiniz.

Hemen tüm turistik işletmelerin açık olduğu bahar ayları, Gölcük’ün güzelliklerinin zirve noktasına çıktığı mevsim. Göl kenarında her biri çiçek açan ağaçlar gölün yükselen suları altında kalıyor. Spor yapmayı sevenler için bolca alternatif sunan göl kenarında, yürüyüş yapan, bisiklet süren, koşmaya gelen çok sayıda kişiye rastlanıyor.

Kaynak

Nebiler Şelalesi

Aşıklar Şelalesi olarak da bilinen Nebiler Şelalesi, İzmir’in Dikili ilçesi Nebiler Köyü sınırlarında bulunuyor.

Şelaleye 86 basamaktan oluşan ahşap merdivenden iniliyor. 86 basamağı aşıp aşağıya ulaştığınızda karşınıza Aşıklar Şelalesi (Nebiler) çıkıyor. Şelalenin suyunun döküldüğü noktadaki şiddet nedeniyle küçük bir gölet oluşmuş. Göletin çevresi su kaplumbağaları ve tatlı su balıklarının yaşam alanı olmuş. Yaz aylarında boyu 1 metreyi aşmayan bu gölette serinlemek mümkün.

Yemyeşil, yaşlı çınar ağaçlarının gölge yaptığı göletin karşı tarafında közde Türk kahvesi yapan bir bungalov yapı var. Akan suyu izlerken, ayağınızın altından serin sular geçerken, kahvenizi yudumlayıp ortamın tadını çıkarabilirsiniz.

Araçla giriş için 10 TL ücret alınıyor. Bu ücret karşılığında fiş veriliyor. İçerideki restoran ve kafede 30 TL ve üzerinde harcama yapıldığında otopark ücreti iade ediliyor.

Kaynak 

Karagöl

Karagöl, 35 dekarlık minik bir gölüdür.Gölün oluşumunun incelenmesi ve araştırılması sonucunda, fay aynasında oluşan bir heyelan gölü olduğu anlaşılmıştır. İçerisinde yüzen ördekleri, yapraklarını suya eğmiş söğüt ağaçları ile bir fotoğraf karesini andırıyor bizlere. Ayrıca Karagöl’ün mitolojide de yeri bulunuyor. İzmirliler Bayraklı’ya yerleşmeden önceleri Karagöl’ün bulunduğu yerde yaşıyorlarmış.

815 metrelik yamanlar dağı üzerinde bulunan Karagöl’e çıkarken her virajdan sonra İzmir’i daha yüksekten izleme şansına sahip oluyorsunuz. Körfez teleferikle çıkarken de oldukça muhteşem görünüyor ancak yamanlar dağında daha yüksekten bir bütün olarak görme şansınız oluyor. Zirveye  yaklaştıkça çam ağaçları daha da sıklaşıyor.

İzmir Karagöl giriş ücreti araç ile giriş: 16 tl   yaya olarak giriş kişi başı: 4 tl olarak belirlenmiştir.

Key Museum

İzmir’in Torbalı ilçesinde bulunan, Türkiye’nin en büyük klasik otomobil müzesi olan Key Museum, klasik araba tutkunlarının buluşma adresi olarak büyük bir ilgi görmekte.

6 Mayıs 2015 tarihinde açılan, ulusal ve uluslararası klasik otomobil tutkunlarının buluşma adresi olan Key Museum’un çıkış noktası Özgörkey ailesinin sahip olduğu mükemmel araba koleksiyonu. Bu özel koleksiyonu bir araya getirmek için kötü durumdaki klasik arabaları toplayıp bir araya getiren ve otomobil severlerin beğenisine sunan aile, İzmir sakinleri ve otomobil tutkunlarından tam not almıştır.

Özgörkey Grubu’na ait tesis içerisinde 7 bin metrekarelik kapalı alanda, 1800’lerin sonundan 2011 yılına dek uzanan koleksiyonun, bünyesinde MINI, BMW, Mercedes Benz, Cadillac, Ford ve Porsche markalarının da bulunduğu toplamda 130 otomobil, 40 motosiklet ve 2 bin 550 model amblemi ile 3000 adet maket otomobil, maskotlar, 1900’lü yılların başından 1960’lara kadar gelen benzin pompaları ve aksesuarlarını  yılların emek ve gayreti ile titizlik ile bir araya getirildiği aşikar.

Key Museum Giriş Ücretleri

  • Güncelleme Tarihi: 06.11.2016
  • Öğrenci ve 65 yaş üstü: 10 TL
  • Tam bilet fiyatı: 20 TL
İzmir Doğal Yaşam Parkı

1937 yılında Türkiye’de ilk hayvanat bahçesi olarak Kültürpark içinde 18 dönümlük alana kurulmuştur.

İzmir Hayvanat Bahçesinden ve yurtdışından getirilen hayvanlar burada, kendi doğal ortamları gibi bir alanda kafes ve tel olmadan kendi doğal yaşam alanlarındaki gibi yaşamaktadırlar. 120 türde: 1500 hayvan yaşamaktadırlar. 3000 ağaç ve 250 bitki türü vardır.

Doğal Yaşam Parkı’nda ziyaretçilerin, hayvanları kendi doğal ortamlarında rahatça izleyebilmeleri için gezinti bantları, gözetleme kuleleri bulunuyor.Parkın giriş kısmında, içinde çok sayıda su kuşunun yaşayacağı 8.450 metrekare büyüklüğünde gölet yer alıyor.

Parkta, çocukların ata binebileceği manej, ahırlar ve kümes bölümlerinin bulunduğu oyun alanları bulunuyor.  Ziyaretçilerle hayvanların aralarında kafes, tel gibi yapay görsel ayıraçlar parkta bulunmuyor. Bu ayıraçların yerine, doğaya uygun bir şekilde su ve hendek gibi doğal engelleyiciler kullanılıyor.

Avrupa’nın en büyük doğal yaşam alanı olan İzmir Kuş Cenneti’nde 500 bin civarında kuş türü yaşamaktadır.

Ücret
2012 yılından bu yana giriş ücretleri değişmeyen parka öğrenciler 2 TL, yetişkinler ise 5 TL ücret ödeyerek girebiliyorlar.
Giriş Saatleri
Yıl boyunca sabah saat 09:00’da ziyaretçileri için kapılarını aralayan parkın kapanışı ise şu şekilde değişiyor;
Yaz Dönemi (30 Mart-21 Eylül) Ziyaret Saatleri: 09:00-18:30 (Hafta sonu ve resmi tatillerde 19:30)
Kış Dönemi (25 Ekim-1Mart) Ziyaret Saatleri: 09:00-16:30
Geçiş Dönemi (2 Mart-29 Mart ve 22 Eylül-24 Ekim) Ziyaret Saatleri: 09:00-17:30
Seferihisar

Seferihisar tarihte kurulan 12 İyon kentinden biri olması ve gerek doğası gerekse sakinliğiyle yaz tatili için çok uygun bir yer. Ayrıca dalış yapıp zıpkınla balık avlamak isteyenlerin de uğrak yeri. Türkiye’deki ilk “cittaslow” yani sakin şehri olması ile de biliniyor.

Seferihisar İzmir‘e 47 km uzaklıkta. Eğer özel araba ile gitmeyi tercih ederseniz 40 dakika kadar sürüyor.

Eğer vaktiniz varsa limanından kalkan tekneler ile Seferihisar koylarını da keşfedebilirsiniz. Tekneler yemekli ve yemeksiz olmak üzere ayrılıyor. Güzergahta harabeler, Papaz Boğazı, mağaralar, Taş Ada ve Akvaryum var. Sığacık’ın meydanında bir balık hali, restoranlar ve sıra dışı bir Atatürk heykeli var. Ayrıca 1522’de Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle yaptırılan Sığacık Kalesi de görülecek yerler arasında.

Seferihisar’ın tarihi güzelliklerini  gezmek isterseniz buraya 5 km uzaklıkta olan Teos Antik kenti var. MÖ 1,000 yılına uzanan bir geçmişe sahip. Antik kentten günümüze ulaşan ve iyi korunmuş çok sayıda kalıntı bulunuyor. Ayrıca buraya yakın Akropol, antik tiyatro, kent surları, antik liman ve Anadolu’daki en büyük Dionysos Tapınağı görülebilecek eserler arasında bulunuyor.

Sığacık da deniz seçeneğinizi ise Akkum Plajı’ndan yana kullanabilirsiniz. Akkum plajına gitmek için isterseniz yürüyebilirsiniz ancak sıcakta biraz zor olduğu için yine bisiklet ile gitmeyi veya minibüs kullanmayı tercih edebilirsiniz. Plaj girişi 10 TL ve şezlong, şemsiye, duş gibi yerlerinden yararlanabiliyorsunuz.

Eğer Seferihisar’a eylül-ekim aylarında geliyorsanız Mandalina Festivaline katılmayı ihmal etmeyin. Bu festival de amaç Seferihisar’ın meşhur mandalinasını tanıtmak. Bunun dışında sokak konserleri ve şenlikleri oluyor.

Kaynak

Atatürk Müzesi

Alsancak’ta 1. Kordon olarak bilinen Atatürk Caddesi üzerinde yer alan İzmir Atatürk Müzesi, kent merkezindeki en etkileyici yapılardan biri. 1875-1880 yılları arasında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılan bina, mimarisi ile Kordon’un gözbebeği. Atatürk’ün kullandığı eşyalar, Atatürk’ün İzmir ziyaretleri ve hayatından kesitlerin sergilendiği müze, 2015 yılında gerçekleştirilen restorasyonla baştan aşağıya yenilenerek ziyarete açıldı.

9 Eylül 1922’de sahibi tarafından terk edildikten sonra devletin mülkiyetine geçen bina, İzmir’e giren Türk ordusunun karargahı olarak kullanılmış. 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi döneminde Atatürk şahsi çalışmalarını binada yürütmüş. Kongrenin ardından karargahın taşınmasıyla bina bir süre otel olarak hizmet vermiş.

Müzenin birinci katında Atatürk’ün kullanım odaları sıralanıyor. Toplantı salonu, çalışma odası, yatak odası, misafir odası, berber odası, yaver odası, bekleme-kabul odası, kütüphane, yemek odası ve banyo Atatürk’ün kullandığı eşyalarla donatılmış durumda.

Adres: Atatürk Cad. No:24 Alsancak, İzmir Tel: +90 (232) 421 70 26

15 Nisan-2 Ekim dönemi boyunca 09.00-19.00, 3 Ekim-14 Nisan döneminde 08.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilen müzeye giriş ücreti alınmıyor. Müze dini bayramların birinci gününde saat 13.00’e kadar kapalı.

Kaynak

Teleferik

İzmir Balçova teleferik, ilk olarak 1974 tarihinde kurulmuştur. Uzun yıllar kullanıldıktan sonra bakımsız kalmış ve yıpranmıştır. Bundan dolayı tehlikeli olduğuna kanaat getiren Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, bakım ve onarım için incelemede bulunduktan sonra bir süre teleferik kullanıma kapanmıştı. Halatları güçlendirme, makara takımlarını iyileştirme gibi birçok arızaları tamir için 2008 tarihinde teleferik kapanmıştı.

AB standartlarına uyulması için çalışmalar yapılmış ve sonunda 2015 tarihinde teleferik tekrar açıldı.

Tesis açıldıktan sonra her kabin farklı ve rengârenk yapılmakla beraber toplamda 20 adet kabin yer almaktadır. Her kabine en fazla 8 kişi binebilmektedir. 1 saat içerisinde 1200 yolcu taşıyan teleferik, 2015 ile 2017 arasında toplamda 850.000 yolcu taşımıştır. 810 metre hat boyuna sahip olan teleferik tam olarak 316 metre yüksekliğindedir.

Pazartesi günleri haftalık bakım nedeniyle kapalıdır.Diğer günler gişe açılış saati 10.00 gişe kapanış saati 17.00 , tesis kapanış saati 18.00 dır.

İzmir teleferik ücreti 9 TL‘dir ve 5 yaş ve altı çocuklar için ücretsizdir.Bilet satışları ise 10:00 ila 21:00 arasında yapılmaktaydı. Yeni yıla girdikten sonra bilet satış fiyatları her gün 17:00’de bitmektedir.Detaylı bilgi ve güncel saat ile fiyatlar için işletmenin 0232 282 29 04 nolu telefon numarasını arayabilirsiniz.

İzmir’i tepeden seyrederken mangal yapmak istemez misiniz? Burada sağlı sollu birçok tesiste mangal yapma olanağına sahipsiniz ancak dışarıdan yiyecek içecek getirilmesi yasak sadece tesisi içerisinden alabiliyorsunuz.

Siz sofranıza oturuyorsunuz onlar pişirip getiriyorlar, böyle seçenekleri de değerlendirebilirsiniz.

 

Alaçatı

Son yıllarda epey ünlü olması dolayısıyla çok kalabalık ama geldiğinizde ortamın ışıkları,tarihi, çiçekli taş evleri, dar sokaklarıyla sizi büyüleyeceğine eminiz.

Hacımemiş Mahallesi’ndeki antikacıları gezin
Hacımemiş Mahallesi, şirin kafe ve restoranları, antikacı dükkanları, galerileri, seramik ve cam işçiliği atölyeleri ve daha bir çok farklı mekânlarıyla Alaçatı’nın yükselen yıldızı. Kemalpaşa Caddesi gibi sıkış sıkış bir kalabalık, sokağa taşan gürültülü mekânlar yok burada, daha sakin ve dingin bir yer. Özgün ürünler sunan antika dükkanlarına tek tek girin derim.

Alaçatı Pazarını ziyaret edin
Her cumartesi çok geniş bir alanda kurulan Alaçatı Pazarı, sebze meyvenin dışında, kaliteli giyim ürünleri ve el yapımı reçellerin, baharatların bulunabileceği çok renkli bir yer. Yakın köylerde üretim yapan köylülerin lezzetli doğal ürünlerini alın. Pazarda Reçelci Niko’ya uğrayın, hangi ürünlerden nasıl leziz reçeller yapıldığını görün.

Deniz, güneş ve kumun keyfini çıkarın
Kumsalı, cam gibi denizi ve meşhur rüzgarıyla Alaçatı, her sezon yerli ve yabancıların akınına uğruyor. Rüzgarın yönü ve derecesine göre tercih edilen plajlardan en ünlüleri Kum Beach, Mocca Beach ve Çark Plajı. Ayrıca Alaçatı Marina’daki mekanlarda dinlenip soğuk bir şeyler içme imkanı da bulunuyor. Rüzgar nereden eserse essin her daim korunaklı bir koy olan Aya Yorgi plajını da ekleyebiliriz. Altın sarısı kumları ve berrak serin sularıyla Alaçatı kumsalları ziyaretçilerine keyifli bir deniz keyfi sunuyor.

Rüzgâr sörfü yapın veya yapanları izleyin

Uluslararası yarışmalara da ev sahipliği yapan Alaçatı, dünyanın en iyi rüzgâr sörfü yerlerinden birisi olarak gösteriliyor. Alaçatı Yumru Koyu dünyanın sayılı sörf yerlerinden biri ve burada her yıl Dünya Windsurf Şampiyonası yapılıyor.

 

Urla

Urla çevresinde yaklaşık 12 ada var ve bunların sadece dördü yerleşime açık durumda.

Urla’nın son yıllarda yıldızı parlayan köyleri arasında Barbaros Köyü, Balıklıova, Özbek Köyü, Bademler Köyü ve Yağcılar Köyü yer alıyor.

Türkiye’de en çok enginar Urla’da üretiliyor. En iyi enginarların yer aldığı ve çeşitli eğlenceler ile renklenen ”Uluslararası Enginar Festivali” her yıl Nisan ayında gerçekleşiyor.

“Urla’nın geçmişi geleceği olacak!” sloganıyla hayata geçen Urla Bağ Rotası’nda 5 tane butik şaraphane bulunuyor. Gelecek yıllar içerisinde 2 yeni şaraphane de hayata geçirilecek.

Urla’da her yıl düzenlenerek geleneksel haline getirilen ve “Mart Dokuzu Ot Festivali”  her yıl Mart ayında düzenleniyor.

Üzüme ve incire balın, zeytine yağın düştüğü gün olarak kabul edilen 14 Ağustos her yıl Urla’da Geleneksel Bağbozumu Şenliği olarak kutlanıyor.

Urla’ya Nasıl Gidilir?
Urla, eskiden İzmir ile birlikte çok anılmasa da her geçen gün merkeze dahil olan bir yerleşim yeri. İzmir-Urla arası yaklaşık 38 km, özel aracınızla ile yaklaşık 40 dakikada ulaşabilirsiniz.

İskele Pazarı
İzmir’in sevimli beldesi Urla; temiz havası, zeytinyağı, enginarı, şevketi bostanı, çeşitli şifalı otları, şarap bağları ve lezzetli deniz ürünleri ile Ege’nin incisi olmayı çoktan başardı. Her pazar günü kurulan Çeşmealtı iskele pazarından tazecik otlar, meyve ve sebzeler dışında çoğu yerde bulamayacağınız doğal ürünler alabilirsiniz.

Karantina Adası
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bulaşıcı hastalıklarla mücadele için kullanılan ada, adını Fransızların 1865’te yaptığı karantina tesislerinden alır. Karantina Adası’nda çıkarılan çeşitli arkeolojik eserler, yerleşimin M.S. 5. yüzyıla kadar devam ettiğinin en belirgin kanıtı. Aslında dünyada bilinen 3 karantina adasından biri burası, diğerleri Dubrovnik ve New York’da. Bina Fransızlar tarafından yapılmış olsa da 1865 yılında 2. Mahmut döneminde genel sistemi düzenlenmiş. Kolera, veba gibi salgın hastalıklar yoğunlukta olması dolayısıyla uluslararası bir toplantıda çeşitli ülkelerin giriş noktalarına bu şekildeki tahaffuzhaneler yapılması planlanmış. Böylece geçmiş zamanlarda devletler dışarıdan gelebilecek bulaşıcı hastalıklardan korunmuşlar.

Burada sistem şu şekilde işliyor; yolcu gemileri geliyor, adanın açıklarında demirleniyor. Filikalarla iskeleye alınıyor, adadaki sistem ile yolcuların eşyaları toplanıyor ve insanlar da duş kısmına alınıyor. Çıkarılan eşyalar 360 derece dönebilen dolaplar ile yan odada ki görevliye iletiliyor. Eşyalar yüksek dereceli kazanlarda kaynatılıyor ve mikroplardan arındırılıyor. Gelen yolcular arasında hastalık tespit edilir ise geminin tamamı bu tesiste karantinaya alınıyor ve hasta kişi iyileşinceye kadar hasta koğuşlarında tutuluyor. Eğer hasta ölürse adanın doğu tarafında bulunan 350 kişinin yattığı kireçli mezarlığa defnediliyormuş. Şimdilerde ziyarete kapalı olsa da adanın ana girişine kadar araçla ulaşmak mümkün.

Yorgo Seferis’in Evi
Asıl adı Giorgios Stylianou Seferiades olan Yunan şair, nobel ödüllü Yorgo Seferis, bütün çocukluğunu geçirdiği yazlık evi şimdilerde onun adıyla anılan bir otel. Yunan edebiyatının üstadlarından Yorgo Seferis 1900’de Urla’da denize yakın sokaklardan birinde doğmuş. Seferis, balıkçıların ezbere okudukları destanları dinleyerek büyümüş. Ailesi Birinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine Atina’ya göç etmiş. Urla’nın çocuğu Yorgo Seferis, 1963’te yalnız Yunan şiirine değil, Avrupa şiirine de yepyeni bir soluk getirdiği gerekçesiyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış. Yorgo Seferis’in gençlik yıllarını geçirdiği ev şimdi restore edilerek butik otel olarak hizmet veriyor.

Seferis şairliğinde geldiği noktayı yani günümüzün en önemli yunan şairleri arasına girmesini sağlayan ilham ışığının İzmir ve Urla’da geçirdiği çocukluk döneminin etkisi olduğunu her zaman söylemiş. Hatta Yorgo Seferis ve ailesi Urla’yı terk ederken yanlarına hiçbir eşya almamışlar, her şeyi olduğu gibi bırakıp, kapıyı kilitleyip çıkmışlar bu yüzden çocukluğunun geçtiği bu evin önemi öylesine büyüktür ki, 14 yaşında bir daha geri dönmemek üzere terk ettiği evinin anahtarını yıllarca Atina’daki evinde saklamıştır. 1950’lerde yani yaklaşık 40 yıl aradan sonra Urla’yı ziyaret etmiş ve anıları ile kucaklaşmıştır. Sizde onun tarih kokulu evini ziyaret edip, daha yakından tanıyabilirsiniz.

Kaynak

Eski Foça

Pers Mezar Anıtı
Foça merkezinin yaklaşık 7 kilometre doğusunda bulunan Pers Mezar Anıtı, Milattan Önce 4. yüzyıl dönemlerinde Pers etkisi altında kalınarak yapılmış. 2001 yılında restore edilerek ziyarete açılan bu etkileyici anıt, ilçeye gelen turistlerin ilgi odağı oluyor.

Adalar
Foça önlerinde yer alan, altı adet ıssız ada bulunmaktadır. Bunlar; Orak, İncir, Fener , Hayırsız, Kartdere ve Metelik adalarıdır.

Kuş türleri bakımından oldukça zengin olan Foça; Orak, Metalik, Hayırsız, Fener ve İncir Adaları kuş türlerinin yanı sıra foklarıyla da oldukça önemli bir bölgedir.

İncir Adası bodur ağaçların altında piknik yapabileceğiniz bir mekan sunarken; Foça Siren Kayalıkları güzel bir efsanesi olan ve fokların yuvası haline gelmiş estetik bir yerdir.

Foça Su Kemeri
20.yy.’a kadar Foça‘nın su ihtiyacını gidermek için kullanılan su kemeri, orta çağda yapılmıştır.Su Kemeri’nin büyük bir kısmı halen ayakta olması nedeniyle Foça gezinizde görmeye değer bir yapıdır.

Siren Kayalıkları Ve Akdeniz Fokları
Siren Kayalıkları, Foça açıklarındaki Orak Adası’nın ucunda bulunuyor. Büyük bir heykeli andıran kayalar,rüzgar ve dalgalar sayesinde keskin hatlar kazanmıs.Ada, Foça’nın açığındaki adaların en büyüğü. Buradaki mağaralarda  nadir bir memeli türü olan Akdeniz fokları yaşıyor.Akdeniz fokları nesli tükenmekte olan bir canlı olduğu için koruma altında.

Homeros’un ünlü destanı Odysseia’da da Sirenler’in burada yaşadığından bahsediliyor. Efsaneye göre Sirenler, yaşadıkları kayalıkların yakınından geçenleri güzel sesleriyle büyüleyerek çağırıp esir eden kadın gövdeli, kuş kanatlı yaratıklar. Bugün Siren Kayalıkları’na çıkmak, yüzmek ve avlanmak yasak. Yalnız tekne turu yaptığınızda çok yakınından geçebiliyorsunuz.Kasabadan kalkan teknelerle bu adalara ulaşılabilir.

Frigya Tepesi
Manzara izlemek için mükemmel bir yerdir.

Yel değirmenleri
Gitmişken size muhteşem bir manzara vadeden Tarihi Yel Değirmenleri’ni de görün.

Karataş Efsanesi
Efsaneye göre her kim ki bu taşa basar, Foça’ya dönmekten kendini alamaz. Taşın nerede olduğu bilinmiyor ama zaten bir kez Foça’ya gelenin kendini tekrar tekrar burada bulması bizce kaçınılmaz.

Sakız Dondurma Nazmi Usta
Tamamen doğal ve yerel malzemelerden yapılan bu dondurma ününü hakediyor, denemenizi öneririz.

Sazlıca Koyu
Foça’da irili ufaklı bir çok güzel koy var. Sazlıca Koyu hem günübirlik gelmek için ideal, hem de kamp atmak için güzel bir yer. Burası Eski Foça ile yeni Foça arasında.

Agora Açıkhava Müzesi

Kentin merkezinde yer alan Agora Açıkhava Müzesi, çok kültürlü ve çok katmanlı bir kent olan İzmir’de tarihi dokunun bir parçası olarak karşınıza çıkar. Kadifekale’den baktığınızda açıkhava müzesini, kazı alanlarını çok net bir şekilde görebilirsiniz.

Dünyada kent merkezinde bulunan büyük agoralardan biri olan Agora, üç katlı yapısıyla da dünyadaki tek örnektir. İzmir’in eski semtlerinden Namazgah’daki Agora, Roma döneminde mermer döşeli büyükçe bir avlu çevresinde sütun ve kemerler üzerine çok katlı olarak inşa edilmiş bir yapıdır. Kelime anlamı “Pazar yeri” olan Agora, politik toplantılar ve halk mahkemelerinin de yapıldığı devlete ait bir alandır. Roma döneminde yapılan Agora, M.S. 178 yılında yaşanan depremden sonra büyük bir onarım görür.

Agora’dan çıkartılan eserler bugün İzmir Arkeoloji Müzesi ile Tarih ve Sanat Müzesi’nde sergileniyor.

Haftaiçi hergün 8.30-17.30 arası açıktır.

Telefon: +90 232 483 46 96

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here